Oruç Aruoba Vurdun Öldürdün Beni

hayatın anlamı hep uzaktadır. ya anı olmuştur hayatın anlamı ya da özlem. hayatını anlamlı kılacak ve geldiğinde senin tam olmanı sağlayacak olan şey, henüz senin dışındadır. hayatın anlamı hep hayatın dışında kalınır. ona hazırlanır. o beklenir. o özlenebilir ama ona dokunulamaz. dokunamadığın noktalardan gelir hayatın anlamı.

Net

İçimden geçenleri
söylemedim ona,
parmak uçlarına bıraktım.
Ona tercümesini yaptım,
üfledim kulağına…
Zordu her şey biri için
jaluzi çekilmiş kelimeler,
karanlık dudaklar ve
keskin küskün sessizlikler altında…
Biri için değildi zor o kadar da
Zorlaştırdım, büktüm kolunu
gözleri asılı kaldı boşlukta
değişmedi gülümseyişi
ve uzattı ellerini
gene…
Biri biliyor, emin değil,
pes sesten sorular…
Biri görüyor, duyarlı
duymuyor, duymamayı yeğliyor
Fileye takıldım
yorgunca,
yeşil ve kederli bir net
bulutlar kadar uçucu aklım
gözlerim ufukta
ıslak ayaklarımın dibi.

13′ü Cuma

Haziran bitti, işler bitirdi, Temmuz geldi, ilk yarısı geçti. Sıcak, göz altlarım altında ter oldu, gökyüzü griye döndü, ayın 13′ü Cuma oldu.
13 Temmuz Cuma Oruç Aruoba günü
Ölüm yaşantısıdır
bizi yaşatan.
Yaşamını gereğince yaşayan insan için,
zorunlu tek yaşantı, hep, hüzündür.
Bizi yaşatandır, hüzün: hüzün -
yaşamın nasıl dopdolu, ama nasıl da
bomboş – gelip geçici, bitici, sonlu -
nasıl ölümlü olduğu [...]