Dagur Kári’den bugün de iz yok…

Dagur Kári’den bugün de iz yok…
Dagur Kári’ye özel bir düşkünlüğüm yok aslında. Ama kendisini festivalde, Emek sinemasında dikilmiş, ömürlerden ömür tüketen reklamların bitmesini ve filme girmeyi beklerken, çekingen bir sessizlikle bir şişe su alırken görünce aklıma düştü. Suyu almayı beklerken geçen kısa zamanda aynı çekingenlikle yaklaşıp ‘Nói Albínói‘yi de seyrettiğimi ama asıl hoşuma gidenin ‘Tutunamayanlar‘ (Voksne Mennesker/Dark Horse) olduğunu söylemek [...]