Yaz: Deja vu

Başım ağrıyor. Gürültülü sessizlik aradım, CocoRosie’de karar kıldım.
CocoRosie geçen yazı getirdi, kucağıma bıraktı. Bu kez mutfakta esmiyor sadece akşam serinliği. Ve bu cümleyi kurarken sözcük sıralaması ve sentaks gibi şeyleri düşünüyorum bir yandan. Dil çok büyüleyici. Bir de kullanmayı becerebilsek.

Bu yaz Feysbuk var. Fotoğraflarda yorumlar, kişisel notlar, laf atmalar, mini-kutlamalar, bir cümleyle geçiştirilen ifadelerle öz/deş. Rakı masaları, deniz kenarları, gözlerin üzerine düşmüş şapkalar, güneş gözlükleri, bol bol gözlük, esmer ten, diş ve saç…

Bookmark’larım klasör klasör… Bir klasör yemek pişirmeye ayrılmış. Şimdi baktım: Tam 41 siteyi bookmark’larıma almışım. Beni bekleyen 41 yemek kokulu site… İşte hayatım bunun gibi… Ben bekleyen, beklettiğim, umutla beklediğim; gidip de getirmediğim, çağırıp da aramadığım, merak ettiğim de peşinden koşmadığım, merak etmeyi bıraktığım ve kanepeye uzandığım…

Gece gözlerime girerken, duvarlardaki tuhaf arkadaşlıklar, onlara an an katılan bir müzik parçası ve mozaik taşları gibi geçmiş parçaları. Bir türlü biraraya getiremediklerim, getirip yarı yolda bıraktıklarım, ksilofon gibi, kaygan, net, çınlayan çın çın…

Çın…

…Çın…

……Çın…

Henüz Yorum Yok

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

Yorum yapın