Şarkıyı önceden koymuştum “blog”a… Şu an gece 2:34, ya da 2:34 sabah, camlar açık ve bahçe duvarlarını saran sarmaşıklar rüzgarda birbirlerine vurup hışırdarken, artan rüzgarın etkisiyle kopan yapraklar taşlar üzerinde koşuşturuyor. Tüm bu olanların farkında değilken, bir müzik aradım, hani sevdiğim, bir anın sessizliğini anlamlı kılıp onu seslendirecek… Olmadı bir türlü. Gentle Waves‘den Azure Ray’e bir şeyler dinledim, sessizliğin içinde sesini duyuracak ama sükun sahibi bir müzik arandım durdum. Bright Eyes çaldım, o da olmadı. Derken elim Baba Zula‘ya gitti.
Bir yandan çalışıp bir yandan dinlerken hala farkında değildim. Sonra başladı.
Bir Sana Bir De Bana
Defalarca söyledim…
bulutların üstünden
bıraktım ben kendimi
sonunu düşünmeden
duygular sarınca beni
gizlice tuttum elini
yüzüne baktım usulca
gözlerin fısıldadı ah
mutluluğu yavaşça
çiçeklerin kokusu
dalgaların şarkısı
rüzgarın fısıltısı
bir sana bir de bana
bahçede hanımeli
gökyüzünde yıldızlar
yağmurun narin sesi
şimdi bir anlamı var
aşk nasıl da kırılgan
sus dedim ama olmadı
kalbimden ismin geçti ah
kimseler duymadı
çiçeklerin kokusu
dalgaların şarkısı
rüzgarın fısıltısı
bir sana bir de bana
Gözlerim kristalleşti, rüzgardanmış gibi kırpıştırdım. Nedensiz.
Şarkı defalarca bitip yeniden başladığında ve sonra tekrar bittiğinde, şarkıyı seslendiren Brenna’nın sesi zihnimin içinde devam etti söylemeye. Parçaya o arabeskimsi havayı veren ucundan aksanıyla. Öyle güzel söyledi ki, dayanamadım gene çaldım, eşlik ettim, kristaller kırılarak.
Ne hissettim, isimlendiremiyorum…
Bahçede hanımeli, gökyüzünde yıldızlar
Yaz serinledi sanki, pencereden girdi üfledi biraz, efkar bastı.
çiçeklerin kokusu
dalgaların şarkısı
rüzgarın fısıltısı
bir sana bir de bana
3 Yorumlar
Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI
Yorum yapın

hayat ne tuhaf, martılar, vapurlar filan..
Ne zamandır kendimle senin bu yazdıklarında anlattığın gibi vakit geçirmemişim. Bana bunu düşündürdü. Oysa hanımeli, bahçe her şey hazır. Ruhum gitmiş, yalnızca yetismeye çalışan ben kalmışım. Bu da tuhaf, çok tuhaf…
Not: Evet sandığın kişiyim. Çünkü canım istedi.
))
artık dinleyemediğim, hatta mırıldanamadığım bir şarkıdır… aklıma geldiğinde bir daha o gün boyunca yutkunamıyorum…