Geç Kalan Radar

Radar LiveHaziran’ın son hafta sonu ve Temmuz’un ilk günü Solar Beach’te Radar Live vardı. Sadece Radar yoktu, herkes oradaydı. Beirut vardı, sonracığıma CocoRosie, James, Joan as Policewoman, Nouvelle Vague… vs. Ama bana sorarsanız pek de parlak geçmedi festival. Bir kere küçük sahnede ciddi bir ses düzeni sorunu vardı. Gerçi ses düzeni davası Türkiye’nin standart sorunu ama işte heyecanla koşturup, tozun dumanın içinde kir içinde kaldığınız bir festivalden daha fazlasını bekliyorsunuz galiba.

Ben Solar plajında konaklayan güruhun içinde değildim. Sadece Cumartesi ve Pazar günleri gittim, o da sabahtan değil ama konserler genelde hayal kırıklığı yarattı. Seyrettiklerim içinden en kötüsü Nouvelle Vague’dı sanıyorum. Kostümleri bile, daha önce Yeni Melek’te verdikleri konserde giydikleri ile aynıydı. Aynı şey danslar için de geçerliydi. Ruhsuz şarkı söyleme halini de buna ekleyebilirsiniz.

Beirut çok amatör kaldı ama sahnede koca bir orkestra görmek her zaman hoşuma gitmiştir. Nefeslilere zaafim var. Trombon çalmak isterdim.

Joan as Policewoman ses düzeniyle çok uğraştı, en güzel gün ışığı onundu.

CocoRosie tam bir hayal kırıklığı idi. Maalesef…

Easy Star All Stars gayet güzeldi, hatta açık havada dinlemek, Babylon’da dinlemekten kat kat keyifli idi ama maalesef bi yerde konseri terk edip Nouvelle Vague’ı görmeye yollanma hatasını yaptık. Baba Zula da kaçıverdi…

Rapture beni pek de heyecanlandırmadı doğrusu.

James ununu elemiş, eleğini asmış. Bu saatten sonra olmamış, solistin ömrü de pek uzun görünmedi bana sahnedeki onca tuhaf dansları ve enerjisine karşın. İskeleti çıkmış adamcağızın…

Juliette and the Licks’in müziğinden oldum olası hazzetmiyorum, pek kötü bir müzik bana sorarsanız ama şu çokça bahsedilen meşhur sahne şovu için gittim sahne önüne ama bence onda da bir numara yoktu. Atlıyor, zıplıyor ve böğürüyor. Bu durumda Iggy Pop’u da tercih edebilirim, hiç değilse müziği daha iyi.

Kelis de düşündüğümden çok daha iri bir tipmiş ama o da beklediğim performansı vermedi.

Radar’da bulunduğum iki gün içinde seyrettiğim en iyi konserse hiç hayal etmediğim bir şekilde Groove Armada idi. Bayıldım onlara, çok başarılıydılar bence. Maalesef fotoğraf makinamdaki yedek pillerin bitmesi de onlara rastladı. N’apalım, bir dahaki sefere daha hazırlıklı gideceğim artık.

Bu akşamsa Tori Amos’u göreceğim inşallah. Tori özellikle erken dönem albümleriyle çok önemli benim için… Ama Açıkhava konserinde orkestrası ile çıkmayarak içimizi baymayı başarmıştı. Tabii o konserden sonra etrafımdaki kimse bu konseri merak bile etmedi. Bir arkadaşım davetiye bulmasa, içim sızlayarak gözden çıkaracaktım ama işte, arkadaşlar güzel insanlar :)

Radar fotoğraflarını da buraya ekleyeyim istiyorum. Flickr milikır uğraşamam.

Joan as Policewoman

Joan as PolicewomanJoan as PolicewomanJoan as PolicewomanJoan as Policewoman

Joan as PolicewomanJoan as PolicewomanJoan as PolicewomanJoan as Policewoman

Joan as PolicewomanJoan as PolicewomanJoan as PolicewomanJoan as Policewoman

CocoRosie

CocoRosieCocoRosieCocoRosieCocoRosieCocoRosie

James

James JamesJamesJames

Juliette and the Licks

Juliette and the LicksJuliette and the LicksJuliette and the LicksJuliette and the Licks

Beirut

BeirutBeirutBeirut

Kelis

KelisKelis

Nouvelle Vague

Nouvelle VagueNouvelle Vague

The Rapture

The RaptureThe Rapture

Groove Armada

Groove Armada

Henüz Yorum Yok

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

Yorum yapın