Balat Fotoğrafları

Seşül arkadaşımın arzusuna istinaden, Sacide’yi başrolden etmeyerek, mini Balat köşesi yaptım. Şimdi sıra müziği ortak etmede…

Balat

Dün fotoğraf kursundaki son günümüz olduğunu söylemiştim. Bugün de tatbikat günüydü. Tatbikat sahası ise Balat. Aynı sahayı geçen sene bu zamanlar elimde fotoğraf makinamla gezmiş, hatta hızımı alamayıp Sütlüce’ye kadar gitmiş olduğum için çok heyecanlanmadan sakin sakin geziye katıldım. Oldukça kalabalıktık ve Balat halkının meraklı gözleri, çocukların kahkalar arasına serpiştirdikleri “Hello” ve “How are you?”lar [...]

Yağmur şarkıları

Bugün Yalçınlar’ın verdiği fotoğraf kursunun son günü idi. Sıkıntılı, nemli bir hava… 19 Mayıs… Bayraklar, ‘genç’ çocuklar, kümeler halinde insanlar…
Nem beni hepten yordu. Kurstan çıktığımda serince esen rüzgar yüzüme çarptığında, kendimi nispeten daha iyi hissettim. Eve geldim çalışmak üzere. Aldığım bir düzeltme işi -ki neredeyse baştan çevirdiğim de söylenebilir- bitirilmeyi bekliyor. Hava da aslında buna [...]

‘Perfect Day’

Dün Nick Drake’ten bahsetmişken aklıma geldi… Güzel bir an. Geçenlerde yaşadığım. Vapurda. Kabataş-Kadıköy vapuru. Yanımda kağıt yok, kalem var. Okuduğum kitabın arka sayfasını kullanıyorum, bu boş sayfayı bırakmayı düşünenlere şükrederek…
25.04.2007
Buraya yazmamam gerektiğini bildiğim halde yazıyorum; çünkü vapurda, açıkta bir başımayım. Bir ben, bir de tepemde rüzgarın içinden ışıyan, ısıtmaya çalışan güler yüzlü güneş.
Hayat şu [...]

Nick Drake huzur ve mutluluk saçabilir mi?

Garden State‘i izlerken bir anda Nick Drake çalmaya başladı. Çok acayip bir duygu yarattığı. Nick Drake, aslında hüzün demek, yağmur gibi akışkan, süzülen demek ama işte ‘One of These Things First’ü dinlerken birden garip bir ferahlama yaşadım. Aynı duyguyu Lynne Ramsey‘nin filmi ‘Ratcatcher‘ı seyrederken de hissetmiştim. İskoçya’nın o kasvetli havasına dalmışken birdenbire ‘Cello Song’ çalmaya [...]